Ürünlerimiz
Üye Girişi
Müşteri Hizmetleri
Haber Listesi
Haber listemize e-posta adresinizi ekliyerek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.
Sağlıklı Yaşam \ Sağlık Konuları \ Hipnoz

Hipnoz, İkna yöntemleri ve günümüzdeki yaygın kullanımı

Hipnoz, filmlerde gördüğümüz, sallanan sarkaça bakıp göz kapaklarının ağırlaşması ve sonra hipnozcunun hipnotize edilen kişiye istediğini yaptırmasından oluşan, sihirbaz numaralarına benzer bir hile olarak bilinir. Ancak hipnoz üzerine çalışmalar ve 1900lerin ilk yarısından beri süregelen uygulamalar bize gösteriyor ki, hipnoz, resmedildiğinin ötesinde, insan psikolojisini etkilemede kullanılabilecek en güçlü araçlardan birisi.
Biraz ön bilgi vermek gerekirse, hipnoz ile ilgili ses getiren araştırmacıların geçtiğimiz yüzyıldaki en büyüklerinden birisi
Milton Erickson‘dur. Erickson, Freud’a benzer şekilde bilinç altı ve bilinç olarak insan zihnini ikiye ayırmış, ve metodlarını geliştirirken, günlük sohbet aracılığıyla, hipnotize etmeye çalıştığı kişiye istediği mesajı verip ikna edebilmek için, bilincin sorgulayıcı düşünme bariyerini geçip, bilgiyi doğrudan kabul merkezi olan bilinç altına göndermeyi amaçlamış.
Bu kısmı biraz açmak istiyorum. Zihninizin bir gece kulübü olduğunu farzedin. Gece kulübünün önünde bir bodyguard var, buna bilinç diyelim. Bar’ın, dans pistinin olduğu ve içeri girmesine izin verilen insanların girebildiği kısım da bilinç altı olsun. Nasıl bir bodyguard, kapıda durup, her içeri giren kişinin ismini listeden bakıp, ya da gece kulübünün belirlediği kriterlere göre insanları içeri kabul ediyorsa, bilinç de, gelen bilgileri inceler, önceden bilinen ve hali hazırda kabul edilmiş bilgilere kıyaslar, kaynağını inceler, mantık kurarak, gözlem yaparak deperlendirir ve ancak onay verdikten sonra kabul eder ve içeriye girmesine (bilinç altı) izin verir.
Bir insanı ikna etmeye çalıştığımız zaman, eğer kabul ettirmek istediğimiz bilgiyi, doğrudan bilince yöneltip, argümanlarımızı ona göre belirlersek, o zaman dirençle karşılaşmamız çok olasıdır. Ancak Erickson, bilincin gardını indirecek, yani kapıdaki bodyguard’ın daha esnek davranmasını sağlayabilecek çeşitli yöntemler geliştirmiştir. Bu yöntemleri kullanan birisi, kabul ettirmek istediği bilgiyi, bilincin değerlendirmesine tabi tutmadan ya da çok daha esnek ve gevşek bir değerlendirmeden geçirerek bilinç altına gönderip kabul ettirebilmektedir.
Hipnoz’un en önemli esaslarından bir tanesi, trans durumudur. Trans, yine filmlerde gördüğümüz trans haliyle çok da benzeyen bir durum, tam bir uyku hali değildir. Örneğin, gün içinde gözlerin dalıp gitmesi, ya da ineceğiniz kata gelmediğiniz halde asansördeki diğer insanların inmesini takip ederek asansörden inmek veya tv izlerken etrafta olan şeyleri takip edememek gibi durumlar da bir nevi transdırlar. Erickson, trans halinin gün içinde kısa sürelerle defalarca insanlar tarafından yaşandığını savunmuştur. Kabul ettirilmek istenen bilgiyi geçirmek için bu tür trans zamanlarını hedef kişide tekrar ettirmek, yani onları hafif bir transa sokmak , hipnozu kolaylaştırır.

Bu fenomeni basit bir örnekle açıklayalım. Kabul ettirmek istenen bir fikir, ve fikri kabul etmesi istenen bir hedef var. Hedef kişinin bilincinin gardını düşürmek için kullanılabilecek araçlardan ilki, kişiyle
yakınlık kurmaktır. İnsanlar, kendilerine benzeyen insanların fikirlerini, kendilerine benzemeyen insanların fikirlerine oranla daha sık ve daha isteyerek kabul ederler. Bunun için kullanılabilecek çeşitli yöntemler vardır. Örneğin,

  • Hedef kişinin vücut hareketlerini taklit etmek (Mirroring).
  • Kişiyle aynı değer yargılarına sahipmiş gibi davranmak.
  • Ses tonunu, kelime seçimini, konuşma hızını taklit etmek.
  • Nefes alıp vermeyi senkronize etmek (hedef kişiyle aynı anda nefes alıp vermeye çalışmak).
  • Konuşurken, cümleleri, etkilemek istenen kişi sadece nefes alırken veya verirken söylemek -açarsak, söyleyeceğiniz cümleleri karşınızdaki kişi sadece nefes verirken (normalde konuştuğumuz gibi) söyleyerek, sanki cümleleri kendisi kuruyormuş ilüzyonu yaratma, ya da diğer bir bakış açısıyla, sadece nefes alırken söyleyerek (normalde söyleyeceğimiz şeyi kurguladığımız gibi) sanki cümleleri kendisi kurguluyormuş/düşünüyormuş ilüzyonu yaratmak.

Kullanılacak ikinci araç, mesajın verilme şeklidir. Bilincin gardını düşürmesini sağlamanın en etkin ve en sık kullanılan yolu, kredibilite faktörünü kullanmaktır. Bunu şu şekilde açıklayalım. Gazete haberlerinde bilimsel bir bilgiden bahsedilirken, genellikle “Isviçre’deki Falanca Üniversite’de Profesör Doktor M Smith ve ekibinin yaptığı araştırmaya göre” şeklinde, haberin kredibilitesini artırıcı, bilginin kaynağının doğru ve güvenilir olduğunu kanıtlamaya çalışan ibareler bulunur. Günlük dilde, bunu yapmanın en çok kullanılan iki yöntemi, kredibilteyi o anda yaratmak, ya da hedefe göre zaten kredibilitesi yüksek olan bir kaynağı referans göstermek. Bunu açalım :
Kredibiliteyi o anda yaratmak, çok kolay bir tekniktir. Esas verilmek istenen bilgiyi vermeden önce, hedefin karşı çıkamayacağı bilgiler verilir. Örneğin, Barack Obama’nın bir konuşmasından alıntı :

Bugün buradasınız. Ben de burada sizin karşınızdayım. Hayatınızın daha iyi olmasını istiyorsunuz. Ben de hayatımın daha iyi olmasını istiyorum. İyiye doğru bir değişim istiyorsunuz. Ben de bu sahnede dikiliyorum, çünkü ben de değişim istiyorum. Bu yüzden de gelecek seçimlerdeki başkanınız olmak istiyorum.

Şimdi bu alıntıdaki hedeflerin karşı çıkamayacağı bilgileri yeşille, takip eden ve verilmek istenen bilgiyi kırmızıyla işaretleyip tekrar okuyalım:

Bugün buradasınız. Ben de burada sizin karşınızdayım. Hayatınızın daha iyi olmasını istiyorsunuz. Ben de hayatımın daha iyi olmasını istiyorum. İyiye doğru bir değişim istiyorsunuz. Ben de bu sahnede dikiliyorum, çünkü ben de değişim istiyorum. Bu yüzden de gelecek seçimlerdeki başkanınız olmak istiyorum.

Dikkat ederseniz, aslında kırmızıyla işaretli son kısım ve önceki kısım arasında, doğrudan mantıksal bir bağ yok. Ancak Obama, önce doğruluğu tartışma götüremez bilgiler (örneğin o anda sahnede seyircilerin karşısında durması, ya da insanların hayatlarında daha iyiye doğru bir değişim istemeleri gibi) veriyor, ve bilincin gardını indirmesini sağlıyor. Bu nasıl oluyor? Kapıdaki bodyguard örneğine dönersek, bodyguard, sürekli müşterileri tanır ve elindeki listeye ya da gece kulübünün koyduğu kriterlere göre her seferinde değerlendirme yapmadan tanıdığı müşterileri içeri alır. Birisinin “sürekli müşteri” olması ne demektir? Daha önce oraya gelmiş, değerlendirmeden başarıyla geçmiş olması demektir. Diğer bir deyişle, bilinç, eğer gelen bilgilerde şüphe uyandırıcı bir nokta yakalamazsa ve bu durum bir süre devam ederse, rahatlar, gardını indirir ve şüphesini çekecek bir durum meydana gelene kadar bu durum sürer. Buna çok benzer bir şekilde, bilinç, Obama’nın dediklerini değerlendiriyor, birinci, ikinci cümleyi değerlendiriyor, 3. , 4.’yü de.. sonra bilinç diyor ki “bu bilgi kaynağı doğru bilgi veren, güvenilir bir kaynak, ondan gelen bilgileri ince eleyip sık dokumama gerek yok”. Bu sebeple de son kısımda yer alan kırmızıyla işaretli mesajı değerlendirmeyip doğrudan kabul ediyor. Halbuki , bu son cümleyi tek başına duysa muhtemelen “bir saniye, gelecek seçimlerde başkanımız olmak için yeterli özelliklere sahip misin, bu ülkeyi iyi yönetmek için gereken bilgi, deneyim, projeler vs gibi şeylere sahip misin?” gibi sorgulayıcı sorular soracak. Ancak burada olan şey, hedeflerin sorgulamadan düşünceyi kabul etmesini sağlamak, ve mantıken aslında birbirini takip etmeyen yerlerdeki boşlukları, hedeflere doldurtmak. Zira birisinin “değişim istemesi” ve “amerikan başkanı olmak istemesi” arasında doğrudan mantıksal bir neden-sonuç ilişkisi bulunmamakta.
İkinci yöntem olan, hedefin zaten güvenilir kaynak kabul ettiği bir şeye-kimseye referans vermek. Bu yöntemin en çok görülebildiği yerlerden birisi, dini metinleri referans vermek. Örneğin, hrıstiyan birisini etkilemek istiyorsanız, İncil’den, ya da atıyorum müslüman birisini etkilemek istiyorsanız, Halife Ömer’in söylediği bir cümleden örnek vererek “söylediği şey güvenilirliği tartışma götürmeyen kutsal kitabım ve bu bilgiden sonra gelecek bilgi de doğru” beklentisi yaratılabilir. Aynı şekilde, bilimsel bilgi verileceği zaman, kredibilitesi olan bir kaynak göstermek (Üniversite, ya da akademik ünvan gibi) de aynı etkiyi sağlar.
Elbette ikna ve gizli hipnozun yöntemleri yukarıdakilerle sınırlı değil, aksine bir
çok başka yöntem ve araç bulunmakta. Bu yöntemler psikologlar, NLP uzmanları, reklamcılar, satışçılar, yöneticiler, eğitimciler, siyasetçiler, ve karşısındakini etkilemeye çalışan hemen herkes tarafından kullanılagelen ancak konuyla alakası olmayanlar tarafından genellikle çok bilinmeyen yöntemlerdir.
Örneğin reklamlarda, bir spor ayakkabı reklamında, başarılı bir sporcuyu ayakkabıyla beraber göstermenin, insanda “o ayakkabıyı alırsam ben de xxxxx gibi başarılı bir sporcu olabilirim” izlenimi yaratması, bir siyasi tartışma sırasında karşıdakini ikna etmeye çalışan kişinin önce “evet söylediklerinizde haklılık payı var, o şekilde düşünüldüğü zaman çok doğru bir noktaya parmak bastınız” deyip , karşısındakiyle aynı fikirdeymiş izlenimi yaratıp, karşısındakinde “şu ana kadar doğru bilgi geldi, bir sonraki bilgi de muhtemelen doğrudur” beklentisi yaratması, sıkca gördüğümüz örnekler.
Ya da, yakın geçmişte e-mail aracılığıyla gelen “
Coca-Cola, İsrail-Siyonist bağlantısı” temalı emaillerde, doğrudan Coca-Cola’yla ilgili olmadığı halde, aynı paket içerisinde sunularak sanki Coca-Cola İsrail’in Filistin politikalarına destek oluyormuş izlenimi yaratmaya çalışan dezenformasyon amaçlı yazılar, bu tür araçlardan bol bol faydalanırlar. Medyada da sık görülür bu durum, bir patlama resminin yanında başı sarıklı, uzun cüppeli, sakallı bir adamın resmini göstermek, okuyucuda “bu adamın bombayla, terörle ilgisi var” izlenimi yaratıp, gazetede bulunan ve doğru olan diğer haberlerin güvenilirliği yükseltmesi (ve sorgulamayı azaltması) sebebiyle bu bilginin kabul edilmesi ve okuyucuda temelsiz bir önyargı yaratılması, özellikle 11 Eylül saldırıları sonrasında Amerikan medyasında sıkça görülen bir durum idi.
Burada önemle belirtilmesi gereken bir nokta, kişiyi ikna etmenin en güçlü yolu, kabul ettirilmek istenen fikrin, hipnozcu/iknacı’dan gelmeyip, kişinin kendi fikri olduğu izlenimini yaratmaktır. Yani, birisine A fikrini sadece kabul ettirmeyip, o fikri benimsemesini istiyorsanız, o fikrin kendisine ait olduğunu düşünmelidir. Kişi, doğal olarak kendi fikrini, dışarıdan gelecek herhangi bir fikirden daha çok benimseyip savunacak ve buna göre davranacaktır. Bu sebeple de, sohbet sırasında bilerek boşlukları istenilen doğrultuda hedef kişiye doldurtmak, planlanmış noktaları birleştirmeyi hedef kişiye bırakmak esastır. Verdiğim örneklerde de bu noktayı görebiliyoruz. Yine Obama örneğine dönersek, son mesaj ve ilk bilgiler arasında neden-sonuç ilişkisi olmamasına rağmen, insanlar bu cümleyi duyduklarında, hayatlarında daha iyiye doğru bir değişimin yolunun Barak Obama’yı başkan seçmekten geçtiği fikrini sanki kendi fikirleriymiş gibi benimsiyor. İlk başta verilen doğru bilgiler sebebiyle bilinç “tamam ama nasıl olacak bu” diye de sormuyor. Bilinç altı da sadece özenle yerleştirilmiş noktaları birleştiriyor.

Hipnozun Tanımı
Tanımı
Tüm fonksiyonların çalıştığı, bilincin açık olduğu bir konumda; kesinlikle uyku hali olmadan; istekle elde edilen bir konsantrasyondur.
“İnsanoğlu sınırsız bir potansiyele sahiptir. Arzularınız, gerçekleşmek için sadece bazı uyarılar beklemektedir. Siz bu kapının anahtarına sahipsiniz. Sadece ve sadece siz. Hipnoz sırasında söylenenler sizin bilinçli zihniniz den geçer ve “bilinçli zihninize” uyarı verir. Bilinçaltı ise hafızanın yerleştiği yerdir. Hafıza ise bedeni-sürecin bir anahtarıdır. O sizin kalbinizi regüle eder, hazım sisteminizin kimyasal yönünü etkiler ve sanki çok yönlü bir bilgisayar gibi, duyu organlarından gelen uyarıları analiz eder. Bilinçaltınız sihirli bir gücünüzdür ve sizin derinliklerinizde yatar. Bilinçaltınız ona verdiğiniz telkinleri kabul edecek ve sonra onlar realite haline dönüşecektir. Eğer telkinler pozitif ve baskın (dominant) ise, hipnozdaki gibi görsel imaj ile beraber olursa, sonuç daha da kesinleşecektir. Hipnoz sırasında, evvela sizin bilincinize bir seri telkinler verilir ve böylece rahatlama sağlanır. Uyku sırasında ise bu doğal uyku da olsa, bilinçaltı hiç uyumadığı için ona bu uyarı ulaşır ve bilinçli yönünüzün engeli olmaksızın bu sözler olduğu gibi bilinçaltına gider. Şurası kesindir ki bu telkinler, uyku halinde iken teyp ile tekrarlanırsa bunlar bilinçaltına pekiştirilir. Telkinler pozitif olduğu için kişide değişiklikler olacaktır. Günümüzde hipnoz tekrarlandığında bu mesaj bilince ve bilinçaltına da gidecek ve gece ise bilinç dışı onu adeta sindirecektir. Hipnoz hem gece ve hem de gündüz tekrarlandığında bilinçli ve bilinç dışı zeka bir ahenk halinde çalışacaktır. Sonuçta sihirli bir şeymiş gibi isteğiniz doğrultusunda bir düzelme olacaktır. Siz bu öğrenmeyi tamamladıktan sonra onu yaşantınızın her anına uygulayabilir ve eşdeğerde sonuçlar alabilirsiniz. Bu yönde geliştirdiğiniz şey sizin dünyanızdır. Artık onu istediğiniz şekilde programlayabilirsiniz. Kendi dünyanıza bir göz atılın, hangi yönlerden değiştirmek istiyorsunuz, terk etmek isteğiniz huylar geliştirmek istediğiniz yönler v.s.

Hipnozun Yapısı

Yazmak, okumak, ata ve bisiklete binmek, araba sürmek, müzik aleti çalmak gibi bir çok hünerlerin üstesinden gelmiş durumdasınız. Herkes bu marifetleri öylesine doğal hissedebilirki; siz bu marifetler hakkında düşünmek ihtiyacını bile hissetmeyeceksiniz. Yani bu marifetleri keşfetmede yeteneğinizi engelleyecek herhangi bir kaza olmadan bunları düşünmek zorunda kalmayacaksınız. Böylece, bir çok sıradan yetenek göz önünde bulundurulmayacaktır. Artık her zaman düşünüp pratik yapacaksınız ve hipnozu çatal kullanıyor gibi öğreneceksiniz, tabi ki onun olmasını isteyecek ve pratik yapacaksanız.
Birçok hünerler zihinle ilgilidir, örneğin telefon numarasını hatırlamak , bir dili anlamak, matematiksel hesapları yapmak gibi. Hipnozda zihinle ilgili bir hünerdir. Normal bir zeka ve yeterince güdü sahibi olan herkes hipnozu rahatça öğrenebilir.
Kişilerin hipnoz yeteneğini karşılaştırmak için bir çok dereceler geliştirildi. Örneğin birinin hipnotik kapasitesi gözlerinin başının arkasına doğru çevirmesi ile karşılaştırılabilir. Diğer bir karşılaştırma ise kişiye kolunu belirli bir seviyeye kaldırılması telkininde bulunulduğu zaman kişinin kolu helyum balona takılmış gibi yükselir. Konu ile ilgili detaylı bilgi diğer kitaplarımızda mevcuttur.
Hipnotik fenomenlerin hepsinin olmasa bile, çoğunun günlük hayatta arasıra görüldüğünü ve onları herkesin tekrar tekrar yaşadığını hatırlamakta fayda vardır. Bilinçli beklenti duyusal uyaranlar yaratabilir veya miktarlarını artırabilir. Dövülen çocuk elin vuruşunu gerçek temastan önce hisseder, dişçi sandalyesinde kıvranan şahıs, dönen matkabın dişine temasından önce ağrı duyar. Aksine derin konsantrasyon duyusal uyaranları azaltabilir veya yok edebilir. Radyo ve televizyonu farketmeyecek kadar düşünceye dalabilirsiniz.
Kendisini tamamen yarışa vermiş bir atlet, müsabaka bitene kadar ağrılı bir yaranın farkına varmayabilir. Ağrılı bir ayak siğili olan genç bayan, kendisini büyüleyen erkek arkadaşının kollarında neşeyle dans ederken lezyonun hiç farkında değildir, ancak aynı lezyon çalışırken dayanılmaz derecede ağrılıdır. Bu sebeple, bilinçli düşünceler duyusal uyaranların şiddetini etkileyebilir, fakat hipnotik durumdaki bilinçaltına yönelik düşünceler ve telkinler kadar etkili olamaz.
Aksine, hipnoz sırasında telkinle şikayetler meydana getirilebilir, hemen ortadan kaldırılabilir. Hipnozdaki bir şahıs uygun telkinlerle bilinçaltının güçlü kaynaklarıyla bağlantı kurabilir ve normal bilinçli durumda imkansız olan ruhsal ve fiziksel başarılar gösterebilir. Hasta uzak geçmişte saklı olayları yeniden yaşayabilir veya kasların ve organların gücü üstünde şaşırtıcı hareketler yapabilir.
Kalp ve solunum hızları, kan basıncı, bağırsak hareketler, terleme, mide sekresyonu, mizac değişiklikleri, deri sıcaklığı, menstrüel siklus vs. gibi bazı fizyolojik aktiviteler, doğrudan veya dolaylı telkinle değiştirilebilir. Reaksiyonun kesin şekli hasta hipnozdayken mevcut ruh durumu veya yaklaşım şekline bağlıdır. Örneğin, korku kendisini öfkeden daha değişik şekilde açığa vurur. Bazen, bir analizin yapıldığı esnada, hasta ard arda değişik ruh durumları gösterebilir. Bu, hipnotik durumun dinamik yapısını iyice gösteriyor.
Bir şahıs hipnotik transtayken bilinçaltı hassaslaşır ve etkilenerek harekete geçirilebilir. Hemen göze çarpan temel özellik, şahsın telkine karşı artmış cevabıdır. Hipnoterapinin başarısı hipnoterapistin mantıklı telkinler yapmadaki ustalığına ve yeteneğine bağlıdır. Hastanın bir otomat olmadığı daima akılda tutulmalı ve emirle yöneltilmemelidir.
Hipnotik telkin iki yolla çalışır, şikayetler meydana getirilebilir veya kaybedilebilir. Hemen göze çarpan temel özellik, şahsın telkine karşı artmış cevabıdır. Hipnoterapinin başarısı hipnoterapistin mantıklı telkinler yapmadaki ustalığına ve yeteneğine bağlıdır. Deneğin bir otomat olmadığı daima akılda tutulmalı ve emirle yönetilmemelidir.
Hipnotik telkin iki yolla çalışır, semptomlar meydana getirebilir veya kaybedilebilir. Hipnoz sonrası uygulanmak üzere verilen telkinle normal bir denekte kaşıntı meydana getirilebilmesi ilginçtir. Hasta hipnotik transta bir telkin yapıldığında apaçık hatırlar ve çok saçma olmasına rağmen, hasta genellikle gerçekten kendisinde kaşıntı olduğunu ve kaşınmaya mecbur kaldığını büyük bir hayretle görür.
Yaptığı fenomenleri hipnozun nasıl ve niçin meydana getirdiğini çok az izah edebilmekteyiz. Birçok teoriler teklif edildi ancak hiçbiri genel kabul görmedi. Birçok psikolojik faktörler işe karışır ve fizyolojik faktörlerin önemli bir rol oynadığı (Muhtemelen bazı kortikal beyin değişiklikleri olduğu) konusunda pek çok kanıt vardır.
Kanıtlar, hipnozun subkortikal aktiviteyi ve diğer korteks sahalarında bağımsız olarak çalışabilen bazı korteks sahalarını ilgilendirdiğini gösteriyor
Hipnozla İlgili Merak Edilen Sorular

01. Hipnoz Nedir?
Hipnoz, kişinin bilinçaltı düşüncelerine erişmeye çalışan bir teknikdir. Bir çok insanın hipnozdan korkmasına rağmen hipnozda korkulacak esrarengiz birşey yoktur. Tıbbi çalışmalar, hipnozu tedavi edici değerini, kuşkudan uzak apaçık olarak ortaya koymuştur.
02. Orta Yapılı Bir Kişi Hipnoz Olabilir mi?
Evet daha zeki olanlar ve daha fazla dikkatini toplayabilenlerde hipnoz daha faydalı sonuçlar verecektir. Her zeki, işbirliği yapabilen kişi, dikkatini bir noktaya toplama yeteneğiyle hipnoz edilebilir.
03. Hipnoz Olabilmek İçin Nasıl Bir Zekaya Sahip Olmalıyız?
Başlangıçta daha zeki olanlar, az zeki olanlara nazaran hipnoza daha çabuk daha kolay, daha yararlı sonuçlarla hipnoza girebilirler. Yine de her ortalama zeki olan kişiler anlayış ve düşünceye sahiptir ve hipnoz olmaları gerekir.
04. Nasıl Bir Düşünceyi Bir Noktaya Toplama Konsantrasyonu Gereklidir
Biri size konuşunca onu duymayacak kadar kendinizden o kadar şiddetli bir şekilde geçebilmeniz için televizyon proğramı veya sportif bir müsabakayı seyretme deneyimine sahip olmuş olmanız gerekir. Alınmış olan bir yaradan tamamen haberdar olmamanıza rağmen kendi vücudunuzda bir çürük veya bir kesiğe sahip olduğunuzun farkında olabilirsiniz. Herhangi bir kişi bunlara benzer tecrübelere sahipse hipnoz olabilmek için yeterli derecede konsantrasyon kapasitesine sahiptir.
05. Bir Hipnotik Duruma Girmek İçin Nasıl Bir İşbirliği Yapmalıyız?
Hipnozu seninle doktor arasında olan girişimler işbirliğiyle yapılan bir olay olarak düşünmelisin. Doktor seni tamamen hipnotize edecektir. En iyi sonuç eğer sen hipnoz esnasında pasif kalırsan ve herhangi bir aktifçe bir yardım yapmaya kalkışmazsan ya da önerilen zihni düşüncelere mukavemet etmezsen en iyi sonuç elde edilecektir.
06. Hipnozun Bölümleri Var mı?
Evet genellikle hipnoz üç sınıfa ayrılır. Hafif-Orta-Derin. Tıbbi açıdan derin hipnozun orta hipnoza olan bir avantajı yoktur. Genellikle ilk seanstan sonra kişi daha çabuk hipnoz edilir ve birinciden daha fazla ve iyi bir dinleme duygusuyla hipnoz edilir. Bu kişiye bağlıdır fakat genellikle daha çok uyum sağlayabilen kişiler ikinci ve üçüncü seansı esnasında tamamen gevşerler.
07. Hipnoz Esnasında Şuurumu Kaybedecekmiyim?
Hayır. Tamamen hissedebileceksiniz ve hoşa gider bir şekilde dinlenmiş olarak; olan biten herşeyin farkında olacaksınız. Birçok insan hipnozun kendilerini şuursuz yapacağına inandığından dolayı bu noktayı karıştırır.
08. Hangi Duyguları Hipnoz Esnasında Yaşayacağım?
Şahane olarak her birini, rahatlık, dinlenme ve sakin durgun bir düşünce ve bunu hipnoz esnasında yaşayacaksınız.
09. Hipnotik Seansdan Çıkamama Açısından Herhangi Bir İhtimal Var mı?
Kesinlikle Hayır.
10. Hipnoz esnasında olanları sonradan hatırlıyacak mıyım?
Evet. Bilinçaltındaki düşüncelerinizde ne olduğunu hatırlayacaksınız, ve genellikle durumlarınızı, aynı zamanda şuurlu düşüncelerinizi de hatırlayacaksınız. Hipnozun tedavi edici değeri bilinçaltınızın tamamen hatırlanması yeteneğine bağlıdır. Seansdaki bilinçli düşüncenizi hatırlayın veya hatırlamayın bu doğaldır.
11. Hipnozun Bende Sonradan Belirli Bir Zıt Etkisi Olacak mı?
Hayır. Ben göze çarpan ehemmiyetli hipnotik ters davranışlarla karşılaşmadım. Bu benim 15 yılı aşkın tecrübelerime dayalı görüşümdür.
12. Hipnoz irademi zayıflatacak mı ?
Hayır, iradenin kuvvetlendirilmesi ve iradenin zayıflamaması isteği oluşur. Bu durum hastanın ızdırap çektiği fonksiyonel ya da organik rahatsızlığın tedavisindeki mücadelede faydalı olur. Zihne ait geniş düşünce potansiyelimizin sadece küçük bir kısmı normal olarak kullanılır ve hatta bu sık sık stres, moral çöküntüsü ve gerginlik gibi irade ile giderilerek yaşamımız daha da hoş olur. Hipnoz içerisinde biz bu imkandan yararlanmaya çalışırız.
13. Beni Nasıl Hipnotize Edebilirsiniz?
Bir çok teknikleri vardır. Fakat hiçbir zaman iki kiişinin trans tekniği herşeyleriyle aynı olmaz. Sizin kişisel durumunuza uygun olan en güzel metodu seçerim.
14. Hipnozun Benim Üzerimde Faydalı Olacağına İnanmalı mıyım?
Hayır. Fakat önceden yapılan bir işbirliği girişiminin en iyi sonuçları sizin de tamamen iştirak ederek işbirliğinizle elde edilebilir.
15.Eğer Hipnoza Elverişli Bir Yapıya Sahip Olmadığımı Öğrenirsem Bu Durum Benim Problemimin Çözümünü İmkansız Yapar mı?
Hayır. Sizin sadece doktorla işbirliğine girmeye ve doktorun talimatlarını yerine getirmeye ihtiyacınız vardır. İlk seanstan sonra hipnotik seansa girme yeteneğinizde hiçbir korku ve şüphe olmayacak rahatça hipnotize olabileceksiniz.
16. Bir Kişi Hipnoz Olmaya Karşı İse Hipnoz Edilebilir mi?
Evet. Genel seansların dışında hipnoz edebilirim. Fakat yapılan işlem tıbbi tedavi için elverişli değildir. Ancak kişi çok suggestibl olmalıdır.
17. Hipnoz Kullanımı Dini Eğitime Uyum Sağlar mı?
Bütün protestan mezhepleri hipnozun tıbbi açıdan kullanılmasını onaylarlar. Bunun gibi musevilere ait inanç objektive değildir. İslami acıdan ehil kişilerin elinde tedavi amacı ile kullanılmasında hiçbir mahzur yoktur. Muhtemelen tedavi sınırları için özel şartları mevcuttur.
18. Tıbbi Dernekler Hipnozun Kullanılmasını Onaylarlar mı?
Evet. İngiliz Tıp Derneği 1775´de tıbbi hipnoz üzerine şahane ir rapor yayınladı. Amerikan Tıp derneği sözcüleri de 1958´de tıbbi hipnozun kullanılmasını uygun gördüler. Türkiye´de henüz yasal bir düzenleme yoktur.
19. Hipnoz İstenmeyen Alışkanlıkların Atılmasında Yararlımıdır?
Evet. Çok yararlıdır. Bunun anlamı bir kişi sürekli bir dinlenme veya rahatlama için ciddi bir arzuya sahiptir. Örneğin oburluk, sigara içmek, tırnak yemek, alkol, moral çöküntüsü, endişe, korku veya endişe, duygusuzluk ve soğukluk, kaşıntı, hazma ait karışıklık veya rahatsızlık (kesin hazma ait olmayan), çeşitli sürekli endişeler ve içten gelen itici hisler, aşağılık veya bayağılık kompleksleri ve çeşitli fobiler fiilen tedavi edilebilir.
20. Tıbbi Şikayetler İçin Hipnozun Faydalı Olduğu Gösterilmiş midir?
Hipnozun, sinirlilik, uyuyamazlık, çeşitli sürekli baş ağrıları, kronik ağrı ve sızıları, kaşıntı veya aşırı arzular, istekler ve daha pek çok semptomlar için faydalı olduğu anlaşılmışdır. Semptom içerisinde değişim yapma önemlidir. Bu gözden kaçan organik sınırlamanın temelini teşkil etmez ve sizin aile doktoru tarafından fiziksel bir muayeneye tabi tutulmanızı bu açıdan tavsiye edilir.
21. Hipnoz Deri Hastalıkları Tedavisinde Kullanılır mı?
Evet. Hipnoterapi ve Hipnolanaliz her derde deva olmamasına rağmen geleneksel dermatolojik tedavide ziyadesiyle değerli bir ilave katkıdır. Bazı deri ve allerjik düzensizlik veya rahatsızlıklarda seçilen tedavi yöntemidir. Fakat diğerleri içerisinde tercih etmem. Düşüncedeki gerilimi ve hissi problemlerin temel teşkil ettiği deri hastalıklarıyla ilişki kuran fevkalade bir değere sahiptir. İkisinden sonuncusu hasta tarafından genellikle bilinmeyen bir unsurdur.
Daha fazla bilgi için bakınız: Allerjive Deri Hastalıklarında Hipnoterapi
22. Deri Hastalıklarında Hipnozu Kullanmanın Ne Gibi Avantajları Vardır?
Direk hipnozla uygun bir şekilde idare edilerek kesin olan cilde ait hastalıklar yenilip bertaraf edilebilir ve diğerlerinde ise belirli bir gelişme elde edilebilir.
23. Eğer Hipnozu Kullanırsanız Benim Yine de İlaçla Tedavi olmam gerekir mi?
Bu hastalıkları göre değişir. Bazı durumlarda ilaçla tedaviyi tavsiye ederrim, diğerlerinde ise etmem.
24. Bütün Doktorlar Hipnozu Kullanabilirler mi?
Hayır. Hipnoz tedavi edici bir aşamadır. Ancak doktorların çoğu, hipnoz hakkında bilgi eksikliğine sahiptir ve hipnozu kullanmada yetersizdir

Hipnotik Trans Halinde Neler Yaşanır?
Hipnozda Gevşeme
-Hipnozda en kolay elde edilen ve en sık gözlemlenen şey hastadaki huzur, sakinlik ve gevşemedir. Danışanlarım sıklıkla daha önce hiç bu kadar gevşemediklerini ifade ederler. Stres çağında derin gevşeme olan hipnoza ne kadar fazla ihtiyaç duyulduğunu buradan anlayabiliriz. Hipnoz tüm vücutta ve ruhta hissedilen derin bir gevşemedir. Hipnoz, bilimin bulduğu nonfarmakolojik en etkili ajandır. Düşünce Sürecinde Meydana Gelen Değişiklikler.
Hipnozda düşünce süreci yavaşlar ancak yok olmaz. Düşünce derinleşir. Dikkat ve konsantrasyon hipnoz esnasında yoğundur. Belki de bundan dolayı bazı danışanlar etrafta meydana gelen değişikliklere fazla aldırmazlar.
Duygusal Değişiklikler
Hipnozla hastanın duygu durumunda değişiklikler meydana getirmek mümkündür. Öyle ki danışanın bazen seans boyunca tek bir duyguyu yaşaması ve hissetmesi sağlanabilir.
Örnek:
Morali bozulmuş birisine seans boyunca iyimserlik duygusunu yaşaması telkin edilebilir. Bazı hastalar bunu rahatlıkla yerine getirebilirken bazılarına da yaşadıkları mutlu olaylar hatırlatarak hipnotist yardım edebilir.
Hipnozda telkin edilen ve yaşatılan duygusal değişiklikler, hipnozdan sonrada devam etme eğilimindedirler.
Değiştirilmiş Farkındalık (Modified Awarenes)
Burada önemli olan nokta farkındalığın bir şekilde değiştirilmiş olmasıdır.
Hipnozda farkındalık bir şeye
-Odaklanabilir,
-Dağılabilir,
-İçe yönelmiş,(psikolojik sorunlarda genellikle)
-Dışa yönelmiş,
-Bölünmüş olabilir. Hipnoz Farkındalıktır (Dr.Ali Özden Öztürk)
Örnek:
Hastanın "Sizi dinliyordum ama bir parçam başka bir yerlerdeydi" şeklindeki sözleri farkındalığın bölünmesini örnek olarak verilebilir.
Psikomotor Değişiklikler
1. Vücut hareketlerinde azalma ve yavaşlama gözlenebilir.
2. Hareket etme isteğinde azalma (adeta tembellik) gözlenebilir.
Ağırlık, Hafiflik ve Uyuşukluk
Vücuda yayılmış rahatlık veren ağırlık uyuşukluk ve hafiflik hissedilebilir.
Örnek 1: Bir danışanım ağırlık hissini "Kendimi ameliyattan çıkmış gibi hissediyorum." şeklindeki sözleri ile ifade etmişti. Bir çok hasta kolunuzu kaldırır mısınız dediğimde kaldıramayacak kadar ağır hissederler veya çok yavaş kaldırabilirler.
Hipnozda Fiziksel Bazı Değişiklikler
-Nabız atışında azalma,
-Reflekslerde değişme,
-Yüz ifadesinde değişiklik,
-Nefeslerin yavaşlaması düzenlenmesi ve derinleşmesi,
(Kognitif olarak korku, sinirlenme acı durumlarında nefes alma sıklaşır.)
-Gözlerin REM’deki gibi hareketlenmesi veya geriye doğru yaslanması.
-Telkine bağlı olarak vücut ısısı arttırılabilir veya azaltılabilir. Telkin olmadığı durumlarda vücut ısısının genellikle seansın başlarında azaldığını sonlarında ise arttığını gözlemledim.
-Kan basıncının düşmesi,
-Kalp ritminin yavaşlaması ve düzenli olması,
-Oksijen tüketimi artması,
-Kas gevşekliğinin artması,
Tüm yukarıdaki değişiklikleri otonom sinir sistemi gerçekleştirir. Otonom sinir sistemi bilinçli kontrolümüzde olmayan kalp atışı nefes alışı gibi faaliyetleri düzenler.
Hipnozda Beş Duyu
Hipnozda 5 duyu daha hassas çalışır. Ancak bazıları hipnotistin sesini çok daha uzaktan geliyormuş gibi algılamaya başlayabilirler.
Bazı insanlar kendilerini serin hissederler. Bazılarında karıncalanma görülür.
Örnekler:
1.Seans esnasında vakit bulduğum bir an bilgisayarda bir iki sayfa açmıştım. Bilgisayarın faresinin çıkardığı tık sesinin rahatsız ettiğini hasta söylemişti.
2.Dokunma duyusu da hassaslaştığı için bu durum kaşınma olarak meydana çıkabilir.
3.Seans esnasında esnediğimi bir danışanım fark etmişti (İşitme duyusunun hassas çalışması nedeniyle).
İmajinasyon Güçünde Artma
Hipnozda insanın imajlar yaratma, yoğunlaştırma ve sürdürme gücü artar (Hammond 1990).
Hatta imajlar hallüsinasyonlar kadar canlı olabilir.
Hipnoz esnasında gözleri açtırılan birisine seans odasında olduğu telkin edilen ancak gerçekte orada olmayan birisi algılatılabilir (pozitif hallüsünasyon). Tam tersine hipnoz esnasında gerçekte orada olmayan bir nesneyi görmesi sağlanabilir (negatif hallisünasyon).
Araştırmalar imajinasyonun çok önemli bir terapi aracı olabileceğini göstermektedir (Porter &Sheikh,1978).
İmajlar hipnoterapide;
1.Hastaların kendilerini tasvirlendirmelerinde (semboller yardımıyla),
2.Yaratıcı güçlerinin terapide kullanılmasında,
3.Kişisel gelişim ve problem çözmede kullanılabilirler.
Hafıza Süreçlerindeki Değişiklikler
Sinir sistemi her şeyi kaydedebilir. Bundan dolayı çok uzak olan çocukluk yıllarına ait anılarımız hipnozda net bir şekilde canlandırılabilir. Hipnozda bu şekilde hafıza gücünün artması hipermnezi (hypermnesia) olarak adlandırılır. Ancak Hipnoz ile unutulmuş her şeyin hatırlanması da mümkün olmayabilir. Sayın Doç.Dr.Timuçin Oral´ın dediği gibi hipnoz insanı geçmişe ışınlamaz.
İradi Olmayan Deneyimler Yaşanabilir (Avolitional Experiences)
İradi olmayan deneyimler fiziksel ve zihinsel deneyimler olarak ikiye ayrılır.
-Fiziksel olan deneyimlere ;
Örnek:Bir danışanım hipnoz esnasında vücudunu iki kat halinde algıladığını söylemişti.
Bu bağlamda fiziksel değişikliklere vücut imajında meydana gelen değişiklikler de diyebiliriz ve örneklerimizi arttırabiliriz.
-"Vücudumun genişlediğini hissediyorum" diyebilirler.
-Vücutlarının küçüldüğünü söyleyebilirler.
Zihinsel iradi olmayan deneyimlere örnek olarak danışanlarımın ifadeleri:
-Bulutların üzerinde uzanıyordum.
-Her renkten ışıklar görüyordum.
-Okyanusun üzerinde uzanıyordum.
-Çok özlediğim babamı birden bire karşımda gördüm.
-Bu tür zihinsel ve fiziksel iradi olmayan deneyimler telkine bağlı olmadan kendiliğinden de ortaya çıkabilir.
Bu tür deneyimler tesadüfe bağlı değildir anlamlı olabilirler.
Örnek: Ellerinin fiziksel olarak uzadığını hisseden ve algılayan danışan bazı şeyleri kontrol etmek istediğini sembolik olarak vurguluyor olabilir.
Zaman Algısında Değişiklikler (Time Distortion)
Hipnoz bittikten sonra hastalardan ilk istediğim şey saatin kaç olduğunu saate bakmadan tahmin etmeleridir. Kolay kolay doğru tahminde bulunamazlar. Çünkü zaman algısı hipnozda dış olaylarla değil de içsel yaşantılara kıyaslanarak meydana getirilir. Zaman algısı içsel yaşantıların hızını kazanır. İçsel yaşantılar yavaş olduğu için hipnozdaki kişiye hipnozda kaldığı süre çok az gelir.
Hipnozda Konuşma
Konuşma yavaş, monoton ve duraklamalı olabilir. Hipnozdaki insanın sesi kısılıabilir.
Hipnozda Literalite
Hipnozdaki insanlar telkinleri uygularken hipnotistin kullandığı kelimelere harfi harfine uyarak telkinleri yerine getirme eğilimindedirler.
Örnek 1:
Önemli işlerim olurda sabah erken kalkmam gerektiğinde benim için kendi kendime hipnoz yapmaktan başka çare yoktur. Çünkü benim uykum ağırdır ve bundan dolayı % 95 alarmın sesini duymam bile. Böyle durumlarda içsel alarmımı hipnozla kurar ve yatarım. Bir gece kendi kendime erken uyanacaksın telkinlerinde bulundum ve uyudum. Ancak sabah uyandığımda yataktan bir türlü kalkamıyordum. Zihnim kesinlikle uyanmıştı hatta eşimle ara sıra konuşuyordum, ancak vücudum külçe gibiydi. Sonuçta uyanmama rağmen bir türlü yataktan kalkamamıştım. Tabi bir türlü kalkamamamın nedenini biraz düşününce buldum: Akşam kendi kendime yaptığım hipnozda kendime verdiğim telkin erken uyanacaksın şeklindeydi. Uyanmakla yataktan kalkmak ayrı ayrı şeylerdir. Gerçektende telkinlerimin etkisiyle erken uyanmıştım, ancak yataktan ne yapsam da canım kalkmak istemedi. Sonraki gün kendime hipnoz uygulayarak yarın saat 7 de yataktan fırlayacaksın diye telkin verdim. Ve sabah yataktan o kadar hızlı fırlamıştım ki eşim " ne oldu eve hırsız mı girdi" dedi.
Örnek 2: Uyku sorunları yüzünden bütün gece boyunca yatakta kalması telkin edilen bir insan tuvalet ihtiyacı için dahi yataktan çıkmamıştır. Çünkü kendisine "GECE BOYUNCA YATAKTA KAL DENİLMİŞTİR".
Sonuçlar :
Tüm bu hipnoz belirtilerini şu amaçlar için kullanabiliriz.
-Hasta ile uyum ve işbirliğini geliştirmek,
-Hastanın gizli yeteneklerini tedavide kullanarak onu etkilemek ve olumlu uyumlu davranışların ortaya çıkarmak.
-Hipnozun doğasında bulunan tüm anlattığım fenomenler hipnotist tarafından telkinle ne kadar yoğunlaştırılırsa hipnoz o kadar derinleştirilmiş olur.
Hipnoz esnasında gözlemlediğimiz değişiklikler hipnozun bir bilinç kaybı olduğunu düşündürebilir. Hastaların bilinçlerini kaybetmeden yukarıda bahsettiğim deneyimleri yaşamaları, hipnozdan hoş bir şaşkınlık içinde çıkmalarına neden olabilir.
Hipnozun Trans Derinlikleri

TRANS DURUMU: Hipnozla meydana getirilen trans hali üç aşamadır.
1- hafif trans
2- orta trans
3- derin trans
Hafif transda gözler ağırlaşıp kapanır,telkine yatkınlık minumum düzeydedir.Söylediklerinizi hayal edip canlandıramaz.sadece karanlıkta olduğunu söyler. Orta transda gözler ağırlaşıp kapanır.Vücut verilen telkinlerin etkisiyle ağırlaşır ve uzuvlar oynatılamaz.Telkine yatkınlık orta derecededir.Telkinle tasvir ettiğiniz bir ortamı gözlerinin önünde canlandıramaz.Hayal etmesini söylediğinizde zihninde canlandırabilir.Anestezi kısmen gerçekleştirilir. Derin transda ilk iki trans haline ilaveten vücudunun kontrol altında olduğu ve ayaklarından itibaren başına doğru bir gücün etkisi altında olduğu telkini verilince hemen onaylar.Tam teslimiyet söz konusudur.Tasvir edilen bir ortamı hemen gözlerinin önünde canlandırır.Kendiside o ortamın içinde yer alır.Trans hali manyetik paslarla daha da derinleştirilir. Derin transa ulaşmış kişiye hemen her şey yaptırılabilir.Tıbbi açıdan anestezi uygulanabilir,psikolojik problemler tedavi edilebilir.Hipnodrama uygulanarak geçmişe gidip yaşadığı üzüntüler,sevinçler tekrar yaşatılabilir.Ruhun bedenle birleştiği andan itibaren yaşadığımız,gördüğümüz,duyduğumuz her şey bilinç altımızda kayıtlıdır.Ben bunu bilgisayarların hard diskine benzetiyorum.Gerekli durumlarda gerekli bilgiye ulaşmanın yoluda günlük hayatta hatırlama ile hipnoz altında ise direk ulaşma ile gerçekleşmektedir. İnsan arapça bir kelimedir.Kökü ,unutmak ve unutandan gelir.Yaratılış olarak yaşadığımız,gördüğümüz,duyduğumuz her olayı unutmak gerektiğinde hatırlamakla görevliyiz.Mazalllah her şeyi hatırlayacak olsaydık bu dünya hayatı çekilir miydi?O nedenle işimize yaramayan belgeler bilgisayarlardaki geri dönüşüm kutusu gibi gerektiğinde çağrılmak üzere art belleğimize yerleştirilir. Art belleğimizdeki bilgilere psikianalitik yöntemin serbest çağrışım metoduylada ulaşabiliriz.Ancak şansımız yardım ederse istediğimiz bilgiye hemen ulaşabileceğimiz gibi yıllarca da sürebilir. Bir çok sujemizle yaptığımız deneyimler göstermiştirki doğum anında çevresinde bulunanlardan,müslüman ise kulağına ezan okunarak adının konmasına,kendisinin unuttuğu ailesinin hatırlamakta güçlük çektiği bir olayı saniyesi saniyesine hipnoz altında hatırlıyabilmektedir.Ki bu olay doğduğu andan o anki yaşına kadar geçerlidir. Hipnoz ile elde edilen trans durumunda suje ve hipnozu yapan doktor söz konusudur.Aynı trans durumunu belli teknikleri öğrenerek kişi kendisi tek başına da yapabilir.(oto hipnoz)Dini ayinlerde de zikr ile trans hali oluşur ve ağrıya duyarsızlık gerçekleştirilir.Yine zikr ile kişi tek başına transa geçebilir.Budizm kaynaklı yoga ve meditasyonda oto hipnozun örnekleridir.

Hipnozun Yan Etkileri
Aynı kişinin farklı seansları hipnoz konusundaki bir çok deneyimlerini değiştirebilir. Çünkü hipnozda sistematik değişiklikler meydana gelmez. Tıbbi denetim altında uygun kullanıldığı takdirde hipnoterapinin çok az kontrendikasyonları ve zararlı yan etkileri vardır. Karşılaşılan kişilerle, arasındaki ilişkilerde hiçbir zararlı etki ve bozukluk yoktur.
Psikiatristler prepsikotik ve psikotik hastalarda hipnozu denerler. Bu bir kısım psikiatrisler için oldukça heyecan vericidir. Hipnoterapi ile hızlanan bir psikozun gerçek bir sebebinin olmadığı bildirilmiştir.
Bu istisnaların dışında hipnotizmayı arzu eden hastalarda, hipnotizmanın hiçbir zorluk yaratmayacağından eminim. Hipnozla ilgili uygunsuz sonuçlar matematiksel olarak rutin yapılan cerrahi girişimler sırasındaki mental kondüsyonun canlılığındaki tetik mekanizmasından daha önemsizdir. Operasyonda karar verilen faktörler hazırdır ve yalnız uygun bir açıklama gereklidir. Dr. Erıchson "Çeşitli zamanlarda, yüzlerce konuda yapılan hipnotizmalarda, şahsî yapılan deneylerin hiçbirinde hipnozun zararlı etkisinin gözlenmediğini" bildirmiştir.
Radyoterapi gibi hipnozun da tehlikesi kullanımında değil, suistimal edilmesindedir.
Hiçbir doktor, her durum için ve her hastada hipnozu tavsiye etmemelidir. Hipnoz dikkatle seçilen durumlarda diğer tedavilerden daha etkili olduğu yerlerde kullanılır. Sağlam kliniksel hüküm koyulan vakalarda uygulanmalıdır.
Hipnozun bazı şekilleri hala anlaşılmadığından geri kalan ve açıklanmayan tek alan değildir. Psikodinamikde oryantasyon, hipnoterapinin başarılı olması için sabit olan bir unsurdur. Ve hipnoz bireye özgü değilse kötü muamele görebilir.

 

Sırala
  Liste
 
Her Hakkı Saklıdır. NATURELİM | Sağlıklı Doğal Ürünler

Taksit ve Ödeme Avantajları Burada
Ana Sayfa   |  Google   |  Tüketici Koruma Kanunu   |  Hesap Numaralarımız   |  Satış Noktalarımız   |  İletişim   |  Size Özel   |  Yasal Uyarı
NATURELİM | Sağlıklı Doğal Ürünler
Adres: Petek İş Merkezi No: 10/47 Macunköy - Ankara Türkiye      Tel: 0.312.3977236   E-Posta: info@naturelim.net
Tasarım: www.aksetweb.com